Bu yazı, daha önce paylaşmış olduğum "Zeka doğuştan mı gelir? Beyin nasıl çalışır?" Başlıklı konumun devamıdır.
Keyifli okumalar.
Beynimizin ne kadar kapasitesi var?
Sağlıklı bir insanın beyni bir trilyar bit bilgiyi depolayabilir. Bu 4.7 milyar kitaba eşdeğerdir. Fakat bu bilgiler üzerinde hala araştırmalar devam ediyor.
Beynimiz 100 milyar nörondan oluşur ve bu nöronların bir milyara yakın bir kısmı uzun süreli hafıza rol oynar. Bunlar Piramidal hücrelerdir. Tüm bu bilgilere bakacak olursak hafızamızın o kadar da büyük olması gerekirdi.
Fakat bilim insanları Hafızanın bu hücrelerin bağlantılarından oluştuğunu düşünüyor. Her nörondan çıkan bir bağlantı binlerce başka nörona ulaşabilir.
Tek bir hücre otuz bin bağlantı kurabilir. Bu değerlere göre inanılmaz bir hafızaya sahibiz. Zaten hayatımız boyunca edindiğimiz bilgileri tecrübeleri ve anıları depolayabilmemizden. Ne kadar güçlü bir hafızaya sahip olduğumuzu anlayabiliriz.
Dünya üzerindeki bütün keşifler, bulgular ve bu kadar teknolojiyi beyinlerimize borçluyuz.
Peki Deha olarak nitelendirdiğimiz ve Dünya'yı olduğundan daha iyi noktalara getiren insanların normal insanlardan farklı ne?
Onların beyinleri daha mı gelişmiş?
Burada Albert Einstein’in bir sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum. “Önemli olan sorgulamayı bırakmamaktır. Merakın kendi varoluş nedeni vardır.” Yani bu insanlar hayal güçlerini daha etkili kullanırlar ve daha çok sorgulayıp cevap ararlar.
Beyinlerinde bazı bölgeler buna göre daha çok gelişir. Tıpkı kaslarınızı çalıştırarak geliştirmek gibi. Yine Albert Einstein’ın beyni normal bir insanın beyninden daha hafif, 1230 gram. Yani zekanın beyin ağırlığı ile alakası yok. Zeka, beyni daha etkin kullanmaktır. Yani sizi belirleyen yine sizsiniz.
Bu belirleme sizin daha duygusal veya mantıklı düşünmenize bağlı olabilir. Etrafınızla ilgili olan gözlemleriniz, çevreye ve sorunları olan bakış açınız kimliğiniz konusunda en büyük rolü oynuyor. Küçük şeylere olan takıntılarınız, aslında çevrenizde sizi geliştirebilecek o kadar konu varken, kendinizi geliştirememenize neden oluyor.
Hayat düşünebileceğiniz birçok farklı konuyla dolu. Belki de bu alanlara olan ilgimiz zekamız üzerinde belirleyici roller oynuyor. Araştırmayı ve öğrenmeyi bekleyen, üzerinde düşünebileceğiniz binlerce farklı konu var. İnançlarımız, renklerimiz, tarzımız ve zevkimiz ne olursa olsun. İnsanlar olarak Hepimiz bir bütünüz ve dayanışmamız kat edeceğimiz yolun kalitesini belirler. kafamızın içindeki şey aynı ve bizi yönlendiren yol oradan geçiyor.