Geceleri uyuduğumuzda ve derin bir rüyanın etkisine kapıldığımızda, uyandığımız zaman neden böyle bir rüya gördüğümüzü ve beynimizin bizi neden böyle bir senaryonun ortasında bıraktığı merakına kapılırız.
Uyandığımızda bu rüyalar bize ne kadar Absürt ve saçma gelse de, rüya esnasında bunun farkına varmayız ve bize gerçekmiş gibi gelir.
Rüya görürken gün içerisindeki çalışma performansına yakın bir şekilde çalışan beynimiz rüya esnasında bize sahte bir gerçeklik ortamı oluşturur ve rüya içerisindeyken bunun farkına varmayız.
Rüya içerisindeyken yaşadığımız anlar bize o kadar gerçekçi gelir ki, bazen korkunç bir rüya görürken rüyanın etkisine kapılıp aniden uyanırız. Uyurken gördüğümüz rüyaların etkisi altında kalmamız ve hareket etmemiz için beynimiz uyurken vücudumuzu yarı felç duruma getirir. Uyurken gördüğümüz bütün rüyalar uykunun en derin evresi olan hızlı göz hareketi evresinde gerçekleşir. Bu evrede Gözlerimiz göz kapaklarımızın içinde sürekli hareket eder ve sürekli her yöne doğru oynar.
Rüya görürken gerçek hayatta hissettiğimiz bütün duyguları rüyada da hisseder ve yaşadığımız anları gerçekten de yaşadığımız sanırız. Çünkü beynimizin mantık yürütmeden sorumlu olan prefrontal korteks bölümü, rüya esnasında yeteri kadar çalışmaz ve gördüğünüz rüyalar ne kadar mantıksız bile olsa rüya esnasında size gerçekmiş gibi gelir.
Ayrıca Rüya içerisindeyken zamanda yoktur ve rüya görürken zaman algımız gerçek hayatı göre çok değişir. Yani bir saniyelik bir rüyada yaşadığınız şeyler, size yıllarca yaşanmış gibi gelebilir. Rüya görürken gördüğünüz bütün insanlar illaki bir yerlerde gördüğünüz insanlardır ve tuhaf olan kısmı bu insanların nerede ve ne zaman gördüğünüz bile hatırlamazsınız. Çünkü beyniniz yoktan bir insan yüzü var etmekte başarısız kalır ve daha önce gördüğü insanları kullanır.
Her ne kadar odağınızın dışındaki şeyleri fark etmiyor bile olsanız, beyniniz gözlerinizin görüş alanındaki her şeyi algılar ve bilinçaltına kaydeder.
Peki neden rüya görürüz?
Bazı araştırmalar göstermiştir ki gördüğümüz rüyaların sebebi beynimizin uyurken de etkin olarak çalışması ve gün içerisinde edindiği bilgileri sınıflandırmasıdır. Gördüğümüz rüyalar birçok farklı anlama yorulabilir ve kimi insanlara göre uyurken beynimiz bize bir şeyler anlatmaya çalışır. Çoğu zaman bu rüyayı neden gördüğümüzü bile anlamayız. Hatta çoğu zaman gördüğümüz rüyaları bile hatırlamayız. Rüyada ölecek gibi olunca aniden rüya sonlanır. Bunun sebebi beynimizin ölümü hiç yaşamamış olması ve ölmeme istediğimizdir.
Ya da belki de beynimizin rüyayı sonlandırma şekli böyledir. Çoğu insana göre gördüğümüz bu rüyaların bir anlamı var fakat neden rüya gördüğümüzü tam olarak açıklayamıyoruz ve bu rüyaların anlamını tam olarak bilemiyoruz. Belki de yaşadığımızı zannettiğimiz bu hayat bile, bir rüyadan ibarettir ve öldüğünü sandığımız insanlar aslında ölmeyip derin ve rüyadan uyanmışlardır…
Uyandığımızda bu rüyalar bize ne kadar Absürt ve saçma gelse de, rüya esnasında bunun farkına varmayız ve bize gerçekmiş gibi gelir.
Rüya görürken gün içerisindeki çalışma performansına yakın bir şekilde çalışan beynimiz rüya esnasında bize sahte bir gerçeklik ortamı oluşturur ve rüya içerisindeyken bunun farkına varmayız.
Rüya içerisindeyken yaşadığımız anlar bize o kadar gerçekçi gelir ki, bazen korkunç bir rüya görürken rüyanın etkisine kapılıp aniden uyanırız. Uyurken gördüğümüz rüyaların etkisi altında kalmamız ve hareket etmemiz için beynimiz uyurken vücudumuzu yarı felç duruma getirir. Uyurken gördüğümüz bütün rüyalar uykunun en derin evresi olan hızlı göz hareketi evresinde gerçekleşir. Bu evrede Gözlerimiz göz kapaklarımızın içinde sürekli hareket eder ve sürekli her yöne doğru oynar.
Rüya görürken gerçek hayatta hissettiğimiz bütün duyguları rüyada da hisseder ve yaşadığımız anları gerçekten de yaşadığımız sanırız. Çünkü beynimizin mantık yürütmeden sorumlu olan prefrontal korteks bölümü, rüya esnasında yeteri kadar çalışmaz ve gördüğünüz rüyalar ne kadar mantıksız bile olsa rüya esnasında size gerçekmiş gibi gelir.
Ayrıca Rüya içerisindeyken zamanda yoktur ve rüya görürken zaman algımız gerçek hayatı göre çok değişir. Yani bir saniyelik bir rüyada yaşadığınız şeyler, size yıllarca yaşanmış gibi gelebilir. Rüya görürken gördüğünüz bütün insanlar illaki bir yerlerde gördüğünüz insanlardır ve tuhaf olan kısmı bu insanların nerede ve ne zaman gördüğünüz bile hatırlamazsınız. Çünkü beyniniz yoktan bir insan yüzü var etmekte başarısız kalır ve daha önce gördüğü insanları kullanır.
Her ne kadar odağınızın dışındaki şeyleri fark etmiyor bile olsanız, beyniniz gözlerinizin görüş alanındaki her şeyi algılar ve bilinçaltına kaydeder.
Peki neden rüya görürüz?
Bazı araştırmalar göstermiştir ki gördüğümüz rüyaların sebebi beynimizin uyurken de etkin olarak çalışması ve gün içerisinde edindiği bilgileri sınıflandırmasıdır. Gördüğümüz rüyalar birçok farklı anlama yorulabilir ve kimi insanlara göre uyurken beynimiz bize bir şeyler anlatmaya çalışır. Çoğu zaman bu rüyayı neden gördüğümüzü bile anlamayız. Hatta çoğu zaman gördüğümüz rüyaları bile hatırlamayız. Rüyada ölecek gibi olunca aniden rüya sonlanır. Bunun sebebi beynimizin ölümü hiç yaşamamış olması ve ölmeme istediğimizdir.
Ya da belki de beynimizin rüyayı sonlandırma şekli böyledir. Çoğu insana göre gördüğümüz bu rüyaların bir anlamı var fakat neden rüya gördüğümüzü tam olarak açıklayamıyoruz ve bu rüyaların anlamını tam olarak bilemiyoruz. Belki de yaşadığımızı zannettiğimiz bu hayat bile, bir rüyadan ibarettir ve öldüğünü sandığımız insanlar aslında ölmeyip derin ve rüyadan uyanmışlardır…